Sosyal ağlar :

PRATİK BİLGİLER

» Amortisman Sınırı
» Vergiden Müstesna Yemek Bedeli
» Emlak Vergisi Oranları
» Fatura Düzenleme Sınırı
» Değer Artış Kazançları İstisna Tutarları
» Kıdem Tazminatı Tavanı
» Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel
» Yıllık Ücretli İzinler

MUHASEBE STANDARTLARI

Ülke içinde kullanılan muhasebe standartlarını uluslararası standartlarla bütünleştirebilmek için 1995 yılından bu yana 43 uluslararası muhasebe standardı Türkiye’ye ...

T.C. RESMİ GAZETE

   DUYURULAR

VERGİ MEVZUATINDAKİ GELİŞMELER 2026-TEMMUZ 3

VERGİ MEVZUATINDAKİ GELİŞMELER 2026-TEMMUZ 3 İndirmek için TIKLAYINIZ

 

 

VERGİ MEVZUATINDAKİ GELİŞMELER 2026/TEMMUZ-3

(04.07.2026)

 

BAZI VARLIKLARIN EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA 1 SERİ NO’LU GENEL TEBLİĞ YAYIMLANMIŞTIR

Bilindiği üzere, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun geçici 19. maddesi uyarınca, vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla, gerçek veya tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan veya Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilirse belli koşullar çerçevesinde kayıtlara alınabilecek ve bu tutarlar için vergi incelemesi yapılmayacaktır.

Söz konusu yasal düzenlemenin uygulamasına ilişkin ayrıntılı açıklamaları içeren Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında 1 Seri No’lu Genel Tebliğ, 04 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Yayımı tarihinde yürürlüğe giren Tebliğde yapılan açıklamalar aşağıdaki gibidir:

A- Yurt Dışında Bulunan Varlıklara İlişkin Bildirim:

Yurt dışında bulunan varlıklara ilişkin bildirimin nasıl yapılacağı Tebliğin 3. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre;

- Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının, Madde hükümleri çerçevesinde, 31/7/2027 tarihine (bu tarih dâhil) kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara yapılacak bildirimlerin, yetkili kılınmış vekiller veya kanuni temsilciler tarafından da yapılabilmesi mümkündür.

- Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan söz konusu varlıklar, 4/6/2026 tarihinden 31/7/2027 tarihine kadar (bu tarih dâhil), Tebliğ ekinde EK-1'de yer alan form ile bankalara veya (menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere) aracı kurumlara bildirilebilecektir. Söz konusu standart form bildirim için zorunlu bir şekil şartı olup, talep edilen tüm bilgilerin doldurularak ilgili kuruluşlara ibraz edilmesi gerekmektedir. Bildirimin başka yolla yapılması mümkün değildir.

- Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan varlıklar için tek bir bildirim verilmesi esastır. Ancak, Maddenin uygulamasında bildirimin yapıldığı her ay farklı bir vergilendirme dönemi olarak kabul edildiğinden, 31/7/2027 tarihine kadar (bu tarih dâhil) birden fazla bildirimde bulunulması mümkündür.

a) Bildirimde bulunulduktan sonra aynı ay içerisinde, yapılan hataların düzeltilmesi amacıyla ya da bildirime konu edilen varlıkları azaltıcı ya da artırıcı yeni bir bildirimde bulunulmak istenilmesi halinde, ilk bildirimin düzeltilmesi gerekmektedir. Bu şekilde ilk bildirime konu varlıkların azaltılması yönünde yapılacak düzeltmelerde, başlangıçta peşin olarak ödenen verginin azaltılan tutara isabet eden kısmı, banka ve aracı kurum tarafından bildirim sahibine iade edilebilecektir.

b) Bildirimde bulunulduktan sonraki aylarda, yapılan hataların düzeltilmesi amacıyla ya da bildirime konu edilen varlıkları azaltıcı bir bildirimde bulunulmak istenilmesi halinde de bildirimin yapıldığı tarihten itibaren Türkiye’ye getirilerek banka veya aracı kurumlara yatırılması ya da Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi gereken iki aylık süreyi aşmamak kaydıyla önceki bildirimin düzeltilmesi gerekmektedir. Bu durumda, banka ve aracı kurumlarca EK-3’te yer alan beyanname ile vergi dairesine bildirilen varlıklara ilişkin düzeltme talebinin banka ve aracı kurum aracılığıyla yapılması esastır.

c) Bildirime konu varlıkların banka veya aracı kurumlara transferi veya yatırılmasından sonra daha önce verilen bildirimlerin düzeltilmesi ve ödenen vergilerin iadesi mümkün değildir.

ç) Bildirimde bulunulduktan sonraki aylarda, bildirime konu edilen varlıkları artırıcı bir bildirimde bulunulmak istenilmesi halinde ise önceki bildirimin düzeltilmesi söz konusu olmayacak, ilave olarak bildirilmek istenilen varlıklar için yeni bir bildirim yapılacaktır.

d) Düzeltme kapsamı dışında verilen tüm bildirimler yeni bir bildirim olarak kabul edilecek ve önceki bildirimle ilişkilendirilmeyecektir.

B- Yurt Dışında Bulunan Varlıkların Bildirimi Üzerine Banka veya Aracı Kurumlarca Yapılacak İşlemler ve Verginin Ödenmesi:

- Gerçek ve tüzel kişiler, yurt dışında bulunan varlıkları iki nüsha olarak hazırlayacakları EK-1'de yer alan form ile bankalara veya aracı kurumlara bildireceklerdir. Formun bir nüshası, ilgili banka veya aracı kurum tarafından, varsa bildirim nedeniyle açılan hesaba ilişkin bilgiler yazılıp tasdik edildikten sonra, düzenlenen banka dekontları veya işlem sonuç formlarıyla birlikte ilgilisine geri verilecektir.

- Banka veya aracı kurumlar tarafından, bildirimde bulunanlardan bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak herhangi bir belge istenilmeyecektir.

- Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden bildirilen varlıkların değeri üzerinden %5 oranında peşin olarak tahsil edecekleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla EK-3'te yer alan beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine 340 ve 346 sıra no’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda beyan edecektir. Beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden, vergi dairelerince tarh edilen vergiler, beyan süresi içerisinde banka ve aracı kurumlar tarafından vergi sorumlusu sıfatıyla ödenecektir.

Şu kadar ki, banka veya aracı kurumlara bildirilen varlıkların; vadeli hesaplarda, 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında aşağıda belirtilen sürelerle tutulacağının taahhüt edilmesi halinde vergi oranı;

a) En az beş yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %0,

b) En az dört yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %1,

c) En az üç yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %2,

ç) En az iki yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %3,

d) En az bir yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %4,

olarak uygulanacaktır.

Bu indirimli oran uygulamasından yararlanılabilmesi için, bildirime konu edilen varlıkların belirtilen kıymetlerde ve sürelerde değerlendirileceğine ilişkin olarak EK-2’de yer alan taahhütnamenin, bildirim sırasında banka veya aracı kurumlara verilmesi zorunludur. Bu kapsamda verilecek taahhütnameler için damga vergisi alınmaz.

Taahhüt edilen sürelerin başlangıcı olarak, bildirime konu varlıkların vadeli hesaplara, Devlet iç borçlanma senetleri, kira sertifikaları veya girişim sermayesi yatırım fonlarına yatırıldığı tarih esas alınacaktır.

1/1/2027 tarihinden 31/7/2027 tarihine kadar (bu tarih dahil) yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım yapılacaktır.

31/7/2027 tarihinin yetki ile uzatılması halinde ise bu tarihten sonra yapılacak bildirimlerde vergi oranı ilave yarım puan artışla toplamda 1 puan artırımlı olarak uygulanacaktır.

- Bildirimde bulunanların, bildirilen varlıkları süresinde Türkiye’ye getirmemeleri veya getirmekle birlikte banka veya aracı kurumlara transfer etmemeleri/yatırmamaları halinde, bu durum ilgili banka veya aracı kurum tarafından, bildirime konu varlıklara ilişkin EK-3’te yer alan beyannamenin verildiği vergi dairesine ayrıca bildirilecektir.

C- Yurt Dışında Bulunan Varlıkların Türkiye’ye Getirilmesi:

- Madde kapsamında bildirime konu edilen varlıkların bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba transfer edilmesi gerekir.

Söz konusu varlıklardan yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde olmak kaydıyla; gümrük işlemlerinin tamamlanarak ülkeye getirilmesi ve gümrük işlemlerinin tamamlanmasını takip eden ilk iş günü sonuna kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara yatırılması gerekir.

- Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba ilgili varlığın transferi işlemlerinde, bildirimde bulunan hesap sahibi ile yurt dışından varlığı transfer edenin farklı kişiler olmasının, söz konusu hükümden faydalanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

- Yurt dışında bulunan ancak kapsama girmeyen varlıkların (örneğin taşınmazların) 31/7/2027 tarihine kadar kapsamdaki varlıklara dönüştürülmek suretiyle söz konusu Madde hükümleri çerçevesinde Türkiye’ye getirilmesi mümkündür.

-  Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba transfer edilmesi veya fiziki olarak Türkiye’ye getirilerek banka veya aracı kurumlara yatırılması durumunda, banka dekontu veya aracı kurum işlem sonuç formları, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir.

31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi kaydıyla, yurt dışında bulunan söz konusu varlıkların Türkiye’ye fiziki olarak getirilmesi sırasında Gümrük İdaresince bu varlıkların banka veya aracı kurumlara bildirildiğine ilişkin belgenin aranılması şarttır. Getirilen bu varlıklar için Gümrük İdaresinden alınan belgeler, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir. Ayrıca söz konusu varlıkların banka veya aracı kurumlara yatırılması sırasında, bu varlıkların Türkiye’ye getirildiğine dair Gümrük İdaresinden alınan belgenin ibraz edilmesi gerekmektedir.

D- Türkiye’de Bulunan Varlıkların Bildirilmesi:

- Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları 31/7/2027 tarihine (bu tarih dâhil) kadar EK-1’de yer alan form ile bankalara veya (menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere) aracı kurumlara bildirilebilecektir. Bildirimde bulunan gerçek ve tüzel kişilerce, söz konusu varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerine herhangi bir beyanda bulunulmayacaktır.

- Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar ile mükellefiyeti bulunan ancak Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutma zorunluluğu bulunmayan ve mükellefiyeti bulunmakla birlikte mükellefiyetiyle ilişkilendirilmeksizin Madde hükmünden yararlanmak isteyen gelir vergisi mükelleflerinin, Türkiye'de bulunan ancak halihazırda banka ve aracı kurumlarda bulunmayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları için bildirimde bulunmak suretiyle Madde hükmünden yararlanabilmeleri mümkündür. Bu kişilerin söz konusu varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlarda açılan hesaplara yatırmaları ve bu durumu tevsik edici belgelerle kanıtlamaları zorunludur.

Tebliğde verilen örnekte Türkiye’deki kurumun bankadaki hesabında bulunan ama kayıtlarda yer almayan döviz için uygulamadan yararlanma olanağı getirilmişken, mükellefiyeti bulunmayanlar için “banka ve aracı kurumlarda bulunmayan” belirlemesi yapılması ilginç olmuştur.

- Şahıs şirketleri ile adi ortaklıkların gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmamakta olup, bunlar adına stopaj ve katma değer vergisi yönünden mükellefiyet tesis edilmektedir. Bu kapsamda, şahıs şirketleri ile adi ortaklıklar adına da bildirimde bulunulması mümkün bulunmakta olup, bildirilen varlıklar dolayısıyla şahıs şirketleri ve adi ortaklıklar katma değer vergisi, ortaklar ise gelir veya kurumlar vergisi yönünden vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaması imkanından faydalanabilecektir.

E- Şirketlerin Kanuni Temsilcileri, Ortakları veya Vekilleri Adına Görünen Varlıkların Durumu:

Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları ya da şirket veya şirketin ortakları adına Madde kapsamına giren varlıkları 4/6/2026 tarihinden önce yetkili kuruluşlarca düzenlenen bir vekalet veya temsil sözleşmesine istinaden değerlendirmeye yetkili olanların, bu tarih itibarıyla sahip oldukları ve yurt dışında bulunan varlıklarının, bu Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek Türkiye'ye getirilmesi veya Türkiye'deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi ya da Türkiye'de bulunan ancak 4/6/2026 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarının bu Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirimde bulunmak suretiyle Madde hükümlerinden yararlanılabilmesi mümkündür.

Şirket veya şirket ortaklarına ait olduğu halde şirketin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri dışındaki kişilerce tasarruf edilen varlıklar, söz konusu Madde hükümleri çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek Madde hükmünden yararlanılabilecektir. Ayrıca, gerçek kişilere ait olduğu halde bu kişilerin ortağı veya kanuni temsilcisi oldukları yurt dışındaki şirketlerce tasarruf edilen varlıkların da ilgili gerçek kişiler adına bildirime konu edilmesi halinde Madde hükmünden yararlanılabilmesi mümkündür. Ancak, bildirim dışındaki nedenlerle yapılacak inceleme esnasında söz konusu varlıkların şirket veya şirket ortaklarına ya da gerçek kişilere ait olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir.

F- Varlıkların Bildirim Değeri:

Yurt dışında veya yurt içinde bulunan varlıkların banka veya aracı kurumlara bildirilmesinde; varlıklar, bildirildiği tarih itibarıyla aşağıdaki değerleme ölçütleri ile değerlenecektir:

a) Türk lirası cinsinden para, itibari (nominal) değeriyle.

b) Altın, rayiç bedeliyle.

c) Döviz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla.

ç) Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından;

1) Pay senetleri, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

2) Tahvil, bono, Eurobond gibi borçlanma araçları, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

3) Yatırım fonu katılma payları, ilgili piyasasında belirlenmiş kapanış fiyatıyla.

4) Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri gibi türev araçlar, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.

(2) Bildirimlerde söz konusu varlıkların Türk lirası karşılığı bedelleri esas alınacaktır.

(3) Bu Tebliğin uygulanmasında rayiç bedel, söz konusu varlıkların bildirildiği tarih itibarıyla belirlenen alım-satım bedeli olup, bu bedelin gerçek durumu yansıtması gerekmektedir.

(4) Borsa rayiciyle değerlenecek varlıkların borsa rayicinin belirlenmesinde, söz konusu varlıkların bildirildiği tarihte işlem gördüğü yurt içi veya yurt dışındaki borsalarda oluşan değerler dikkate alınacaktır.

(5) Döviz cinsinden varlıklarda, bunların bildirildiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru dikkate alınacaktır.

(6) Bildirimde bulunduktan sonra, yapılan hataların düzeltilmesi ya da bildirime konu edilen varlıkların azaltılması amacıyla 31/7/2027 tarihine kadar yapılacak düzeltmelerde varlıkların ilk bildirim tarihindeki değerleri esas alınır.

(7) Bildirilen varlıklara ilişkin olarak taahhütte bulunanların, yurt dışındaki varlıkların transfer edildiği veya yatırıldığı tarihten, Türkiye’deki varlıkların ise bildirildiği tarihten itibaren on gün içerisinde, bildirilen tutarları taahhüt konusu varlıklara dönüştürmeleri gerekmektedir. Bildirilen varlıkların taahhüt edilen varlıklara dönüştürülmesinde, dönüşüme konu edilen varlıkların bu maddede yer alan değerleme ölçütlerine göre belirlenen dönüşüm tarihindeki değeri dikkate alınır.

G- Bildirilen Varlıkların Kanuni Defter Kayıtlarına İntikal Ettirilmesi:

- Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, Madde hükmü uyarınca bildirime konu ettikleri ve yasal defterlerine kaydettikleri kıymetleri için pasifte özel fon hesabı açacaklardır. Söz konusu hesap sermayenin cüz’ü addolunacak, bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemeyecek ve sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacaktır. Diğer taraftan işletmenin tasfiye edilmesi halinde bu tutarlar vergilendirilmeyecektir. Fon hesabında tutulan bu tutarların, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 81’inci maddesi ile 5520 sayılı Kanunun 19’uncu ve 20’nci maddeleri uyarınca gerçekleşecek devir ve bölünme hallerinde de vergilendirilmesi söz konusu olmayacaktır.

- Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, bildirimde bulundukları söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca göstereceklerdir.

- VUK uyarınca defter tutan mükelleflerce Türkiye’ye getirilen varlıklar ile gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince kanuni defterlere kaydedilen varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerine dâhil edilecek ve bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerinden çekilebilecektir.

- Türkiye’de bulunan varlıkların, banka ve aracı kurumlara bildirildiği tarih itibarıyla Tebliğin 9’uncu maddesinde yer alan esaslar çerçevesinde belirlenen Türk lirası karşılığı bedelleriyle yasal defterlere kaydedilmesi gerekmekte olup, söz konusu varlıkların elden çıkarılması halinde satış kazancının tespitinde bu bedel dikkate alınacaktır.

H- Gelir ve Gider Uygulaması:

- Bildirim konusu yapılarak kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilen varlıkların daha sonra elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gelirin veya kurum kazancının tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir. Söz konusu varlıkların elde tutulması ve elden çıkarılmasından doğan kazanç ve iratlar ise genel esaslar çerçevesinde gelirin veya kurum kazancının tespitinde dikkate alınacaktır.

Bildirilen varlıklar nedeniyle ödenen vergiler, hiçbir suretle gider yazılamayacak ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecektir.

I- İnceleme ve Tarhiyat Yapılmayacak Haller:

Madde hükmü uyarınca, bildirimde bulunulan varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Bu hükümden yararlanabilmek için;

a) Yurt dışında bulunan bildirime konu varlıkların;

1) Bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilerek banka veya aracı kurumlara yatırılması ya da Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi,

2) Bildirilen varlıklara ilişkin tarh edilen verginin süresinde ödenmesi ve taahhüt edilen tutarlara ilişkin taahhüt şartlarına uyulması,

3) Bildirime konu edilen varlıkların 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükelleflerce kanuni defterlere kaydedilmesi, yasal defterlerine kaydettikleri bu kıymetler için pasifte özel fon hesabı açılması (veya kanuni defterlerin ilgili sayfalarında gösterilmesi), bu fon hesabının ve varlıkların iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilmemesi ve fon hesabının sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılmaması,

b) Türkiye’de bulunan ve bildirime konu edilen varlıkların;

1) Bildirilen varlıkların VUK uyarınca defter tutan mükelleflerce kanuni defterlere kaydedilmesi, yasal defterlerine kaydettikleri bu kıymetler için pasifte özel fon hesabı açılması (veya kanuni defterlerin ilgili sayfalarında gösterilmesi), bu fon hesabının ve varlıkların iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilmemesi ve fon hesabının sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılmaması,

2) Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmayanlar tarafından banka veya aracı kurumlardaki hesaplara yatırıldığını gösterir belgelerle tevsik edilmesi,

3) Madde kapsamında bildirilen varlıklara ilişkin tarh edilen verginin süresinde ödenmesi ve taahhüt edilen tutarlara ilişkin taahhüt şartlarına uyulması,

gerekmektedir.

(2) Bildirilen varlıklar dışındaki diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri veya takdire sevk işlemleri dolayısıyla, Madde kapsamında bildirimde bulunan mükellefler hakkında matrah farkı bulunması durumunda;

a) Bulunan matrah farkının bildirime konu edilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda gelir veya kurumlar vergisi ile katma değer vergisi yönünden tarhiyat yapılmayacaktır.

- Vergi incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra Madde hükmüne istinaden bildirimde bulunulması, vergi incelemesi ve takdir komisyonu kararına istinaden bulunan matrah farkları üzerinden vergi tarhiyatı yapılmasına engel teşkil etmeyecek ve bildirime konu edilen tutarlar mahsuba konu edilemeyecektir. Öte yandan, vergi dairesi ya da vergi incelemesine yetkili olanların ıttılaına girmekle birlikte vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk işleminden önce bildirimde bulunulması durumunda ise Madde hükmünden yararlanılabilecektir.