Sosyal ağlar :

PRATİK BİLGİLER

» Amortisman Sınırı
» Vergiden Müstesna Yemek Bedeli
» Emlak Vergisi Oranları
» Fatura Düzenleme Sınırı
» Değer Artış Kazançları İstisna Tutarları
» Kıdem Tazminatı Tavanı
» Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel
» Yıllık Ücretli İzinler

MUHASEBE STANDARTLARI

Ülke içinde kullanılan muhasebe standartlarını uluslararası standartlarla bütünleştirebilmek için 1995 yılından bu yana 43 uluslararası muhasebe standardı Türkiye’ye ...

T.C. RESMİ GAZETE

   DUYURULAR

VERGİ MEVZUATINDAKİ GELİŞMELER 2026-TEMMUZ-1

VERGİ MEVZUATINDAKİ GELİŞMELER 2026-TEMMUZ-1 İndirmek için TIKLAYINIZ

 

VERGİ MEVZUATINDAKİ GELİŞMELER 2026/TEMMUZ-1

(30.06.2026-01.07.2026)

 

I- 203 NUMARALI VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ İLE KÜRESEL ASGARİ TAMAMLAYICI KURUMLAR VERGİSİ BEYANNAMELERİNİN VERİLME SÜRESİ UZATILMIŞTIR

26.06.2026 tarihli ve VUK-203/2026-9 sayılı Sirküler ile 30 Haziran 2026 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2024 hesap dönemine ilişkin Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 31 Temmuz 2026 Cuma günü sonuna kadar uzatılmıştır.

 

II- 7587 SAYILI KANUN İLE GELİR VERGİSİ KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİKLER YAPILMIŞTIR

01 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7587 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu’nda değişiklikler yapılmıştır. Yapılan değişiklikler aşağıdaki gibidir:

A- Taksi ile Yolcu Taşımacılığı Faaliyetinde Bulunanlar 3 Yıl Süre Boyunca Hasılat Esaslı Kazanç Tespitinden Yararlanabileceklerdir:

7587 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun (GVK’nın) 113’üncü maddesine birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş, mevcut ikinci fıkrasında yer alan “birinci fıkra” ibaresi “bu madde” şeklinde ve mevcut beşinci fıkrasında yer alan “yarısına kadar” ibaresi “birinci fıkra kapsamına girenler bakımından yarısına kadar” şeklinde değiştirilmiştir.

“Taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlardan bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını, elektronik ücret toplama sistemleri aracılığı olmaksızın, kullanma zorunluluğu getirilen taksi mali cihazla tespit ve belgelendirmek suretiyle elde edenler de talep etmeleri hâlinde, birinci fıkraya göre tespit edilen kazançları üzerinden vergilendirilir. Bu kapsama girenler, talep tarihini takip eden yılın başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespit usulünden en fazla üç yıl süreyle yararlanabilir.”

Yapılan değişiklik sonrası GVK’nın 113. maddesinin son hali aşağıdaki gibidir:

Madde 113 - Hasılat esaslı kazanç tespiti

Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin talep etmeleri hâlinde söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının (25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları katma değer vergisi dâhil tutarın) %10’u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz.

Taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlardan bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını, elektronik ücret toplama sistemleri aracılığı olmaksızın, kullanma zorunluluğu getirilen taksi mali cihazla tespit ve belgelendirmek suretiyle elde edenler de talep etmeleri hâlinde, birinci fıkraya göre tespit edilen kazançları üzerinden vergilendirilir. Bu kapsama girenler, talep tarihini takip eden yılın başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespit usulünden en fazla üç yıl süreyle yararlanabilir.

Kazançları bu madde kapsamında tespit edilenlerin;

a) Bu faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate alınmaz.

b) Bu kazançları dışındaki beyana tabi diğer kazanç veya iratları hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.

c) İki yıl geçmedikçe bu usulden çıkmaları mümkün değildir.

4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353’üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası hükümleri uyarınca bir takvim yılı içinde iki kez ceza kesilen mükellefler, cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için bu madde hükümlerinden yararlanamaz. 

Bu madde hükümleri kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır.

Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan oranı iki katına kadar artırmaya, birinci fıkra kapsamına girenler bakımından yarısına kadar indirmeye, kanuni oranına getirmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

591 sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile kayıtlı ekonominin desteklenmesi, belge düzenine olan uyum ve kartla ödeme imkânlarının artırılması amacıyla taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflere, kullandıkları taksimetrelerle bağlantılı olarak çalışacak veya taksimetre özelliğini de haiz Taksi Mali Cihaz kullanma mecburiyeti getirilmiştir. Taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükellefler (ticari kazançları basit usulde tespit edilenler dâhil) 1/9/2026 tarihine kadar, söz konusu Tebliğ ve ilgili kılavuzlarda belirlenen teknik özellikleri taşıyan ve Bakanlıkça onay verilmiş Taksi Mali Cihazları satın alarak kullanmaya başlamak zorundadır.

B- 01.07.2026 Tarihinden Önce Sahip Olunan Taksi, Dolmuş, Minibüs ile Servis Araçlarına Ait Ticari Plakaların Elden Çıkarılması Vergiden Muaftır:

7587 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile GVK’ya aşağıdaki geçici madde eklenmiştir:

GEÇİCİ MADDE 94- Ticari kazancı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakalarını elden çıkarmalarından doğan kazançlar gelir vergisinden müstesnadır.”

GVK’nın mükerrer 80. maddesi gereğince, taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaların elden çıkarılmasından doğan kazançların tamamı uzun yıllardır değer artışı kazancı kapsamında gelir vergisinden müstesnadır. GVK’nın mükerrer 80. maddesi, gerçek kişilerin plakayı işletme aktifine dahil etmeden, şahsına bağlı olarak elinde tutup satması halinde istisna getirmektedir. Plaka gerçek kişinin işletmesinin aktifine kayıtlıysa ve ticari faaliyet içinde elden çıkarılıyorsa ticari kazanç sayılır; bu durumda istisna değil, ticari kazanç hükümleri uygulanır ve kazanç normal gelir vergisi tarifesine tabidir. Geçici 94. madde ile getirilen istisna bu kapsamdaki mükellefleri ilgilendirmektedir.

Geçici 94. maddede yapılan düzenleme ile ticari kazançları gerçek usulde vergilendirilenlerin 01 Temmuz 2026 tarihinden önce sahip oldukları ticari plakaları elden çıkarmalarından elde ettikleri kazançlar vergiden istisna tutulmuştur. Ticari kazançları gerçek usulde vergilendirilenlerin 01 Temmuz 2026 tarihinden sonra sahip olunan ticari plakaları elden çıkartmaları halinde, elde ettikleri kazanç “ticari kazanç” olarak vergiye tabi olacaktır.

 

III- 7587 SAYILI KANUN İLE VERGİ USUL VERGİSİ KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİKLER YAPILMIŞTIR

01 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7587 sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanunu’nda değişiklikler yapılmıştır. Yapılan değişiklikler aşağıdaki gibidir:

A- VUK’un “Elektronik Ortamda Tebliğ” Başlıklı107/A Maddesi Değiştirilmiştir:

7587 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile Vergi Usul Kanunu’nun (VUK’un) 107/A maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 107/A- Elektronik Ortamda Tebliğ

Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselerden aşağıda sayılanlar Hazine ve Maliye Bakanlığınca kurulan elektronik tebligat sistemini kullanmak zorundadır. Bu kimselere, 93’üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, elektronik tebligat sistemi vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabilir.

1. Kurumlar vergisi mükellefleri,

2. Ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısıyla gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri,

3. Kollektif şirketler ile adi komandit şirketler,

4. 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanların ilk iktisabında adına tescil yapılan gerçek kişiler ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan teşekküller.

Bu maddenin birinci fıkrası kapsamına girmeyenler, talep etmeleri halinde elektronik tebligat sistemine dâhil olabilirler.

Engellilik oranı %90 veya daha fazla olan malul ve engellilerin elektronik tebligat sistemine dâhil olma zorunluluğu bulunmamaktadır.

Zorunlu veya isteğe bağlı olarak elektronik tebligat sistemine dâhil olanların elektronik tebligat sisteminden çıkışlarına ilişkin usuller şunlardır:

1. Ticaret siciline kayıtlı tüzel kişiler ticaret sicil kayıtlarının, diğer tüzel kişiler ise tabi oldukları sicil kayıtlarının silindiği tarih dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.

2. Gerçek kişiler, kişinin ölüm tarihi veya gaipliğine karar verildiği tarih dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.

3. Birinci fıkra kapsamında zorunlu olarak elektronik tebligat sistemine dâhil olan gerçek kişiler mükellefiyetin sona erdiği tarihi izleyen beşinci takvim yılı sonundan itibaren talep etmeleri halinde ve elektronik tebligat sistemine dâhil olma zorunluluğu gerektiren diğer haller bulunmamak şartıyla, elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.

4. İsteğe bağlı olarak elektronik tebligat sistemine dâhil olanlar, talep etmeleri halinde talep tarihleri dikkate alınarak, elektronik tebligat sistemine dâhil olma zorunluluğu gerektiren diğer haller bulunmamak şartıyla elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.

5. 65 yaşını doldurmuş kişiler, talep etmeleri halinde talep tarihleri dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.

Elektronik ortamda tebligat, tebliğin bu sistem ile muhatabına iletildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

Anayasa Mahkemesi 15/1/2026 tarihinde E.2025/94 numaralı dosyada, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na 6009 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle eklenen 107/A maddesinin üçüncü fıkrasının “...tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye...” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.

Anayasa Mahkemesi Kararı, 03 Nisan 2026 tarihli ve 33213 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

7587 sayılı Kanun ile VUK’un 107/A maddesindeki değişikliğin nedeni Anayasa Mahkemesi’nin söz konusu kararıdır.

B- VUK’un Mükerrer 257. Maddesindeki Cumhurbaşkanı’nın Temin Tutarı Artırım Yetkisi 5 Katına Çıkarılmıştır:

7587 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile VUK’un “Yetki” başlıklı mükerrer 257’nci maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendinde yer alan “iki katına” ibaresi “beş katına” şeklinde değiştirilmiştir.

VUK’un mükerrer 257/1-8. maddesinin son hali aşağıdaki gibidir:

“Maliye Bakanlığı;

8. 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve 2/3/2005 tarihli ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında lisansa tabi faaliyetlerde bulunanlar ile bu madde uyarınca bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretleri kullanma zorunluluğu getirilen ürünleri imal veya ithal edenlerden; yeni işe başlayanlarda 10 milyon (588 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2026'dan itibaren 79.000.000 -TL)Türk lirasına kadar, faaliyeti devam edenlerde 100 milyon (588 Sıra No.lu V.U.K Genel Tebliği ile 1.1.2026'dan itibaren 790.000.000 -TL) Türk lirasını geçmemek üzere bir önceki hesap dönemine ait brüt satışlar toplamının %1'ine kadar, ayrıca bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretler verilmesinden önce bu ürünler nedeniyle hesaplanan özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi tutarının toplamına kadar, doğacak vergilerin tahsil güvenliğini sağlamak amacıyla, 6183 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinde yer alan menkul mallar hariç olmak üzere anılan maddede sayılan türden teminat almaya, mükelleflerin; faaliyet alanı, hukuki statüsü, mükellefiyet süresi, aktif veya öz sermaye büyüklüğü, çalışan sayısı, hakkında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma yönünde olumsuz rapor ya da tespit bulunup bulunmadığı, iş veya üretim hacmi ile ürün ve mükellef gruplarını ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, teminatın; türünü, tutarını, verilmesi gereken zamanı, iadesi ile tamamlanmasına ilişkin hususları belirlemeye, teminat tutarını lisansa tabi faaliyetlerde lisans türleri itibarıyla farklılaştırmaya, bentte yer alan oran ve tutarları sıfıra kadar indirmeye ve  beş katına kadar artırmaya, hangi hâllerde teminat aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye,

…yetkilidir.”

C- VUK’un 107/A Maddesi Kapsamında Elektronik Tebligat Sistemine Dahil Olanlar Yeniden Başvuru Yapmayacaktır:

7587 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile VUK’a aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 38- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu Kanunun 107/A maddesi kapsamında elektronik tebligat sistemine dâhil olanlar, yeni bir başvuru yapmaksızın elektronik tebligat sistemini kullanmaya devam eder.”

 

IV- 7587 SAYILI KANUN İLE KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİKLER YAPILMIŞTIR

01 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7587 sayılı Kanun ile Katma Değer Vergisi Kanunu’nda değişiklikler yapılmıştır. Yapılan değişiklikler aşağıdaki gibidir:

 

A- 01.07.2026 Tarihinden Önce Sahip Olunan Ticari Plaka Satışlarına KDV İstisnası Getirilmiştir:

7587 sayılı Kanun’un 17. maddesi ile 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun (KDVK’nın) 17’nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “mükerrer 20/B maddesi” ibaresi “mükerrer 20/B ve geçici 94’üncü maddeleri” şeklinde değiştirilmiştir.

Yapılan değişiklik sonrasında KDVK’nın 17/4-a maddesinin son hali aşağıdaki gibidir:

“4. Diğer İstisnalar:

a) Gelir Vergisi Kanunu’na göre vergiden muaf esnaf ile kazançları basit usulde tespit edilen mükellefler tarafından yapılan teslim ve hizmetler, aynı Kanunun mükerrer 20/B ve geçici 94’üncü maddeleri kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler,…”

GVK’nın mükerrer 20/B maddesinin başlığı “Sosyal içerik üreticiliği, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden sunulan hizmetler ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnası”dır.

GVK’nın geçici 94. maddesi de yazımızın I/B bölümünde açıklanan ve GVK’ya 01.07.2026 tarihinden geçerli olmak üzere eklenen ticari plaka satışları ile ilgilidir. 01.07.2026 tarihinden önce sahip olunan ticari plaka satışlarına gelir vergisi istisnasının yanında KDVK’nın 17/4-a maddesine yapılan ilave ile KDV istisnası da getirilmiştir.

B- Afet Bölgesi Olarak Kabul Edilen Yerlerde Genel Bütçeli Kamu İdarelerine Bağışlanmak Üzere, Konut, İş Yeri, Okul, Öğrenci Yurdu, Hastane, İbadethane, Kültür ve Sanat Merkezi, Kütüphane Gibi Taşınmazların İnşasına İlişkin Teslim ve Hizmetlerdeki İstisna Süresi 31.12.2028 Tarihine Uzatılmıştır:

7587 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile KDVK’nın geçici 45’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “31/12/2025” ibaresi “31/12/2028” şeklinde değiştirilmiştir.

KDVK’nın geçici 45. maddesinin değişiklik sonrası son hali aşağıdaki gibidir:

“Geçici Madde 45- 6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, genel bütçeli kamu idareleri ile yabancı devlet kurum ve kuruluşları arasında imzalanan protokol kapsamında genel bütçeli kamu idarelerine bağışlanmak üzere, konut, iş yeri, okul, öğrenci yurdu, hastane, ibadethane, kültür ve sanat merkezi, kütüphane gibi taşınmazların inşasına ilişkin yabancı devlet kurum ve kuruluşlarına 1/1/2024 tarihinden itibaren yapılan teslim ve hizmetler ile bu yerlerde genel bütçeli kamu idareleri ile yabancı devlet kurum ve kuruluşları arasında imzalanan protokol kapsamında genel bütçeli kamu idarelerine bağışlanacak konutların yabancı devlet kurum ve kuruluşlarına teslimi 31/12/2028 tarihine kadar katma değer vergisinden müstesnadır.

Bu kapsamda yapılan teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indirilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler bu Kanunun 32’nci maddesi hükmü uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edilir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

Söz konusu değişiklik 31/12/2025 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

7587 sayılı Kanun ile yapılan diğer düzenlemelerin tamamın yayım tarihi olan 01 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.