Sosyal ağlar :

PRATİK BİLGİLER

» Amortisman Sınırı
» Vergiden Müstesna Yemek Bedeli
» Emlak Vergisi Oranları
» Fatura Düzenleme Sınırı
» Değer Artış Kazançları İstisna Tutarları
» Kıdem Tazminatı Tavanı
» Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel
» Yıllık Ücretli İzinler

MUHASEBE STANDARTLARI

Ülke içinde kullanılan muhasebe standartlarını uluslararası standartlarla bütünleştirebilmek için 1995 yılından bu yana 43 uluslararası muhasebe standardı Türkiye’ye ...

T.C. RESMİ GAZETE

   DUYURULAR

VERGİ MEVZUATINDAKİ GELİŞMELER 2026 HAZİRAN-3

VERGİ MEVZUATINDAKİ GELİŞMELER 2026 HAZİRAN-3 İndirmek için TIKLAYINIZ

 

 

VERGİ MEVZUATINDAKİ GELİŞMELER 2026/HAZİRAN-3

(16.06.2026)

 

I- 58 SERİ NO’LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ YAYIMLANMIŞTIR

58 Seri No’lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, 16 Haziran 2026 tarihli ve 33282 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Söz konusu Tebliğ ile yapılan değişiklikler ve getirilen yeni düzenlemeler aşağıdaki gibidir:

A- Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-15.1.3.) Bölümü’nde Değişiklik Yapılmıştır:

58 Seri No’lu KDV Uygulama Tebliği’nin 1. maddesiyle, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin (KDVGUT’un) (II/B-15.1.3.) bölümünün ikinci paragrafında yer alan “Mülkiyeti Türkiye Diyanet Vakfı’nda bulunmakla birlikte, anılan Vakıf” ibaresi “Mülkiyeti Türkiye Diyanet Vakfı’nda veya Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yönettiği ve temsil ettiği mazbut vakıflarda bulunmakla birlikte, anılan vakıflar” şeklinde, “söz konusu Vakfa” ibaresi “söz konusu vakıflara” şeklinde değiştirilmiştir.

Yapılan değişiklik ve ilaveler yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

KDVGUT’un II/B-15. bölümü “Genel ve Özel Bütçeli Kamu İdarelerine, İl Özel İdarelerine, Belediyelere ve Köylere Bağışlanan Tesislerin İnşasına İlişkin İstisna” ile ilgilidir. II/B-15.1.3. bölüm “İstisna Kapsamına Giren İşlemler” başlığını taşımaktadır.

Yapılan değişiklik sonrasında (II/B-15.1.3.) bölümün ikinci paragrafın son hali aşağıdaki gibidir:

“…İstisnadan faydalanılabilmesi için ilgili idare ve kuruluşlarla bağış protokolü imzalanması şarttır. Mülkiyeti Türkiye Diyanet Vakfında veya Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yönettiği ve temsil ettiği mazbut vakıflarda bulunmakla birlikte, anılan vakıflar tarafından karşılıksız, süresiz ve geri dönüşsüz olarak Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis edilen madde kapsamındaki ibadethane ve din eğitimi verilen tesislerin inşası dolayısıyla bağışta bulunan söz konusu vakıflara yapılan teslim ve hizmetler de istisna kapsamındadır…”

B- Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin “Sosyal ve Askeri Amaçlı İstisnalarla Diğer İstisnalar” Başlıklı II/F Bölümü’nde Değişiklikler ve İlaveler Yapılmıştır:

58 Seri No’lu KDV Uygulama Tebliği’nin 2. maddesiyle, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin (II/F-1.) bölümünün birinci paragrafında yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiş, aynı Tebliğin (II/F-2.1.) bölümünün birinci paragrafında yer alan “gibi kuruluşlar” ibaresinden sonra gelmek üzere “(Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumları tarafından işletilenler hariç)” ibaresi eklenmiş ve aynı bölümün ikinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“2/4/2026 tarihli ve 7577 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 3065 sayılı Kanunun (17/2-a) maddesinde yapılan değişiklikle 1/1/2027 tarihinden itibaren Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumlarınca işletilen hastane, nekahathane, klinik, dispanser, prevantoryum, sanatoryum, kan bankası ve organ nakline mahsus bankalar, anıtlar, botanik ve zooloji bahçeleri, parklar ile veteriner, bakteriyoloji, seroloji ve distofajin laboratuvarları gibi kuruluşlarca sunulan teslim ve hizmetler genel hükümler çerçevesinde KDV’ye tabi tutulur. Öte yandan, bu kuruluşların doğrudan Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflarca işletilmesi halinde bu kuruluşların teslim ve hizmetlerinde istisna uygulanmasına devam edilir.”

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin II/F bölümü “Sosyal ve Askeri Amaçlı İstisnalarla Diğer İstisnalar” başlığını taşımaktadır. II/F-1. bölümü “Kültür ve Eğitim Amacı Taşıyan İstisnalar”la ilgilidir. Burada, geçmişteki yetki doğrultusunda Bakanlar Kurulu olarak yer alan ifade güncellenerek “Cumhurbaşkanı” olarak değiştirilmiştir.

II/F-2 bölümü “Sosyal Amaç Taşıyan İstisnalar”la; II/F-2.1. bölümü de “Belli Kurum ve Kuruluşların Kanunda Sayılan İşleri Yapmak veya Yönetmek Suretiyle İfa Ettikleri Teslim ve Hizmetlerde İstisna” ile ilgilidir. Değişiklik sonrası söz konusu birinci paragrafın son hali aşağıdaki gibidir:

“3065 sayılı Kanunun (17/1)inci maddesinde sayılan kurum ve kuruluşların (17/2-a) maddesinde sayılan;

- Hastane, nekahathane, klinik, dispanser, prevantoryum, sanatoryum, kan bankası ve organ nakline mahsus bankalar, anıtlar, botanik ve zooloji bahçeleri, parklar ile veteriner, bakteriyoloji, seroloji ve distofajin laboratuvarları gibi kuruluşlar (Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumları tarafından işletilenler hariç) ile…

işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri vergiden istisna edilmiştir. Bu teslim ve hizmetlerin bedelli veya bedelsiz olması, istisna uygulamasına engel teşkil etmez...”

Yapılan değişiklik ve ilaveler 01.01.2027 tarihinde yürürlüğe girecektir.

C- Darülaceze’ye Bağışlanan Mal Teslimlerine KDV İstisnası Getirilmiştir:

58 Seri No’lu KDV Uygulama Tebliği’nin 3. maddesiyle, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin;

a) (II/F-2.5.) bölümünün başlığında yer alan “Faaliyetinde Bulunan” ibaresinden sonra gelmek üzere “Darülacezeye,” ibaresi, aynı bölümün birinci paragrafında yer alan “faaliyetinde bulunan” ibaresinden sonra gelmek üzere “Darülacezeye,” ibaresi eklenmiştir.

b) (II/F-2.5.1.) bölümünün başlığında yer alan “Bağışın Yapılacağı” ibaresinden sonra gelmek üzere “Darülaceze,” ibaresi, aynı bölümün birinci paragrafında yer alan “bağışının” ibaresinden sonra gelmek üzere “Darülacezeye,” ibaresi eklenmiştir.

c) (II/F-2.5.3.) bölümünün ikinci paragrafında yer alan “yapılan” ibaresinden sonra gelmek üzere “Darülaceze,” ibaresi eklenmiştir.

ç) (II/F-2.5.4.) bölümünün başlığında yer alan “Dernek ve Vakıflarca” ibaresi “Darülaceze, Dernek ve Vakıflarca” şeklinde, aynı bölümünün birinci paragrafında yer alan “Dernek ve vakıflar” ibaresi “Darülaceze, dernek ve vakıflar” şeklinde, ikinci paragrafında yer alan “dernek ve vakıf” ibaresi “Darülaceze, dernek ve vakıf” şeklinde değiştirilmiştir.

d) (II/F-2.5.5.) bölümünün ikinci paragrafında yer alan “Dernek ve Vakıflara” ibaresi “Darülacezeye, Dernek ve Vakıflara” şeklinde değiştirilmiştir.

KDVGUT’nin II/F-2.5. bölümünün başlığı “Fakirlere Yardım Amacıyla Gıda Bankacılığı Faaliyetinde Bulunan Darülacezeye, Dernek ve Vakıflara Bağışlanan Bazı Malların Tesliminde İstisna”dır. Yapılan değişiklik ile söz konusu bölümde ilgili yerlere Darülaceze ibaresi eklenmiş ve buraya yapılan bağışlar da istisna kapsamına alınmıştır.

Yapılan değişiklik ve ilaveler yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

D- Kamulaştırılan Taşınmazların Kamulaştırmayı Yapan Devlet ve Kamu Tüzel Kişilerine Devri KDV'den İstisna Edilmiştir:

58 Seri No’lu KDV Uygulama Tebliği’nin 4. maddesiyle, KDVGUT’un (II/F-4.26.) bölümünden sonra gelmek üzere aşağıdaki bölüm eklenmiştir.

“4.27. 4/11/1983 tarihli ve 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu Kapsamında Taşınmazların Kamulaştırmayı Yapan Devlet ve Kamu Tüzel Kişilerine Devrinde İstisna

3065 sayılı Kanunun 17’nci maddesinin (4) numaralı fıkrasına 7577 sayılı Kanunla eklenerek 1/6/2026 tarihinde yürürlüğe giren (ğ) bendi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında kamu yararının bulunduğu hallerde kamulaştırılan taşınmazların kamulaştırmayı yapan Devlet ve kamu tüzel kişilerine devri KDV'den istisna edilmiştir.

Bu çerçevede, KDV mükelleflerine ait taşınmazların 2942 sayılı Kanun kapsamında kamulaştırılması KDV’den istisna tutulur, KDV mükelleflerince taşınmazın iktisabında yüklenilen ve indirime konu edilen KDV, teslimin yapıldığı dönem KDV beyannamesinin “Daha Önce İndirim Konusu Yapılan KDV’nin İlavesi” satırı aracılığıyla indirim hesaplarından çıkarılır. İndirim hesaplarından çıkarılan KDV gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet olarak dikkate alınır.”

Düzenleme, 1/6/2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

E- Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin “İade Tutarının Hesabı ve İadeye Dayanak İşlem ve Belgeler” Başlıklı II/A3 Bölümü’nde Değişiklikler ve İlaveler Yapılmıştır:

58 Seri No’lu KDV Uygulama Tebliği’nin 5. maddesiyle, KDVGUT’un (IV/A3-1.1.) bölümünün dördüncü paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“3065 sayılı Kanunun (21/ç) maddesi kapsamında 4760 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca teminat karşılığı ithal edilen malların teminatının hesaplanmasına esas ÖTV tutarı üzerinden ödenen KDV’nin söz konusu malların ihracı nedeniyle KDV iade hesabına dâhil edilmesi durumunda, doğrudan yüklenimler nedeniyle iade talebinde bulunulan tutarın azami iade edilebilir vergi tutarını aşan KDV için vergi inceleme raporu aranmadan genel esaslara göre iade talebi sonuçlandırılır.”

KDVGUT’un IV/A3 bölümünün başlığı “İade Tutarının Hesabı ve İadeye Dayanak İşlem ve Belgeler”dir.

IV/A3-1. bölümü “İadesi Talep Edilebilecek KDV” ile IV/A3-1.1. bölümü de “Kapsam” ile ilgilidir.

Düzenleme yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 

II- 20 SIRA NO’LU VE B SERİ TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ YAYIMLANMIŞTIR

20 Sıra No’lu B Seri Tahsilat Genel Tebliği, 16 Haziran 2026 tarihli ve 33282 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır

Söz konusu Tebliğin amacı, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48’inci maddesinde düzenlenen tecil ve taksitlendirme müessesesi kapsamında borçluların belirli bir süre içinde yapacakları müracaat üzerine, cari tecil faiz oranından daha düşük oranda faiz alınması suretiyle vergi dairesine olan borçlarının taksitlendirilerek ödenmesine imkân sağlanmasına yönelik usul ve esasları belirlemektir.

Bu Tebliğin kapsamına, 5/6/2026 tarihi itibarıyla (bu tarih dahil) vadesi geldiği halde bu Tebliğin yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı vergi dairelerince takip ve tahsil edilen tüm amme alacakları girmektedir.

Özel tüketim vergisi ve 2026 yılı gelir veya kurumlar vergisine mahsup edilecek geçici vergi ile bunlara bağlı vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları ve bu vergilerin beyannamelerine dair damga vergileri ile gecikme zamları bu Tebliğin kapsamı dışındadır.

Borçluların bu Tebliğ ile şartları belirlenen tecil ve taksitlendirmeden yararlanabilmeleri için durumlarına uygun bu Tebliğ ekindeki dilekçeler (EK:1, 2) ile 31/8/2026 tarihine kadar (bu tarih dahil) başvuruda bulunmaları gerekmektedir.

Bu Tebliğ hükümlerinden yararlanmak isteyen borçlular, başvurularını Gelir İdaresi Başkanlığının internet adresi (www.gib.gov.tr), dijital vergi dairesi (dijital.gib.gov.tr) ya da e-Devlet (www.turkiye.gov.tr) üzerinden elektronik ortamda yapabilecekleri gibi borçlu olunan vergi dairesine doğrudan veya posta yoluyla ya da diğer vergi daireleri aracılığıyla yazılı olarak yapabileceklerdir.

Birden fazla vergi dairesine borcun bulunması halinde, her bir vergi dairesine ayrı ayrı başvurulacaktır.

Borçluların vergi dairesine olan tüm borçları için tecil talebinde bulunmaları şarttır.

Tebliğ kapsamında tecil edilen borçlar, ilk taksit Eylül/2026 ayından başlamak üzere, aylık eşit taksitler halinde ödenecektir. Tecil edilen borçlara ilişkin taksit sayısı; çok zor durum hali, alacağın türü ve borçlunun hukuki statüsü dikkate alınarak belirlenecektir.

a) Çok zor durum haline göre taksit sayısı

Borçluların çok zor durum hallerinin tespitine yönelik Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliği ile 2014/1 Seri No.lu Tahsilat İç Genelgesinde yapılan düzenlemeler çerçevesinde taksit sayıları aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:

i) Bu Tebliğin yayımı tarihi itibarıyla faal mükellefiyet kaydı bulunan ve bilanço esasına veya işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin borçları, mali durumlarına ilişkin likidite oranlarının;

- 0,50 veya 0,50’den büyük olması durumunda 36 eşit taksitte,

- 0,50’den küçük ve 0,30’dan büyük olması durumunda 48 eşit taksitte,

- 0,30 veya 0,30’dan küçük olması durumunda 72 eşit taksitte,

ödenecektir.

ii) (i) bendi kapsamında olmayan borçluların borçları 48 eşit taksitte ödenecektir.

b) Alacak türüne göre taksit sayısı

Borçluların banka ve sigorta muameleleri vergisi ve katma değer vergisinden olan borçları ile bunlara ilişkin vergi ziyaı cezaları, gecikme faizi ve gecikme zamları; bunların beyannamelerine dair damga vergileri ile gecikme zamları 12 eşit taksitte ödenecektir.

Bu Tebliğ kapsamında tecil edilen borçlara yıllık %29 tecil faizi uygulanacaktır.

Bu Tebliğ uyarınca müracaatta bulunan borçluların gecikme zammı tatbiki gereken borçlarının asıllarına, vade tarihlerinden tecil talep tarihine kadar (bu tarih hariç) geçen süre için 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre gecikme zammı hesaplanarak toplam borç tutarı belirlenecektir. Ancak, alacak aslına özel kanunlarına istinaden gecikme zammı dışında farklı bir fer’i alacak uygulanacak olması durumunda, tecil talep tarihine kadar (bu tarih hariç) ilgili mevzuat kapsamında söz konusu fer’i alacak hesaplanacaktır.

Toplam borç tutarı taksit sayısına bölünecek ve taksitlendirmede lira kesirleri ilk taksit tutarına ilave edilecektir. Bulunacak taksit tutarlarına uygulanacak tecil faizi hazırlanan ödeme planlarında ayın son günü itibarıyla hesaplanarak gösterilecektir. Taksitlerin ödeme sürelerinin son gününden önce de ödenmesi mümkün olduğundan, tecil faizlerinin ödeme tarihleri dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir.

Bu Tebliğ kapsamında yapılacak tecil başvuruları, borç tutarına bakılmaksızın vergi dairesi müdürleri tarafından değerlendirilerek bu Tebliğde yapılan açıklamalara göre sonuçlandırılacaktır. Ancak, tutarı 10 milyon TL’yi geçmeyen amme alacakları için yapılacak tecil taleplerine yönelik işlemler Gelir İdaresi Başkanlığı bilgi işlem sistemleri üzerinden doğrudan yapılabilecektir.

Tecil edilen borçlar için borçlulara, ödenecek taksit tutarlarını, tecil faizi tutarlarını ve taksitlerin vade tarihlerini gösteren ödeme planı verilecektir.

Borçlular, ödeme planlarını bağlı bulundukları vergi dairelerinden alabilecekleri gibi müracaat edecekleri herhangi bir vergi dairesinden imza karşılığında elden, gerekli şartların bulunması koşuluyla Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet adresi veya dijital vergi dairesi üzerinden de alabileceklerdir.

Bu Tebliğin yayımı tarihi itibarıyla tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olan amme alacaklarının, bu Tebliğin yayımı tarihinden sonra ödenmesi gereken taksit tutarlarına, başvuru şartı aranmaksızın tecil müracaat tarihlerinden, bu Tebliğin yayımı tarihine kadar geçen süre için geçerli olan oranlar, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren ise yıllık %29 oranında tecil faizi uygulanacaktır.

Bu Tebliğin yayımı tarihi itibarıyla tecil edilip de tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olan amme alacakları için mükelleflerin bu Tebliğ ile belirlenen tecil sürelerinden yararlanmak istemeleri halinde, 31/8/2026 tarihine kadar müracaat ederek kalan taksit tutarlarının bu Tebliğ kapsamında tecilini talep etmeleri gerekmektedir.

6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil talebinde bulunan ancak talepleri bu Tebliğin yayımı tarihi itibarıyla değerlendirme aşamasında olan borçluların, bu Tebliğ hükümlerinden yararlanmak istemeleri halinde, 31/8/2026 tarihine kadar başvuruda bulunmaları gerekmektedir.

Bu Tebliğ kapsamında tecil edilen borçlara ilişkin taksitlerin (tecil faizi dahil) ödeme süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde tecil ihlal edilmiş olacaktır.

Ancak, bir takvim yılında en fazla iki taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi ihlal sebebi sayılmayacaktır. Şu kadar ki, süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen her bir taksitin, takip eden taksit ödeme süresi içinde, ödeme tarihi dikkate alınarak hesaplanacak tecil faizi ile birlikte ödenmesi şarttır.

Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitin son taksit olması halinde, son taksit ödeme süresini takip eden ayın sonuna kadar, ödeme tarihi dikkate alınarak hesaplanacak tecil faiziyle birlikte bu taksitin ödenmesi gerekmektedir.

Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin yukarıda yer verilen şekilde ödenmemesi halinde tecil ihlal olacak ve tecile konu amme alacakları takip ve tahsil edilecektir.

Süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin birinci fıkrada belirtilen şekilde ödenmesi durumunda, tecilin geçerli sayılması için vergi dairelerince bir işlem yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

Bu Tebliğ kapsamında taksitlendirilen borçların, borç durumunu gösterir belgede yer almaması için, tecil edilen borç tutarının en az %10’unun ödenmiş olması şarttır.

Buna göre, tecil edilen borç tutarının (tecil faizi hariç);

- en az %10’unun ödenmiş olması halinde, tecil edilen borç tutarına belgede yer verilmemesi,

- %10’una karşılık hiç ödeme yapılmaması halinde, tecil edilen borç tutarının tamamına belgede yer verilmesi,

 

- %10’undan az ödeme yapılması halinde, tecil edilen borç tutarı ile ödeme yapılan tutar arasındaki farka belgede yer verilmesi,

gerekmektedir.

Söz konusu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

20 No’lu Tahsilat Genel Tebliği’ne 16 Haziran 2026 tarihli ve 33282 sayılı Resmî Gazete’den ulaşmak mümkündür.

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/06/20260616-2.htm