Sosyal ağlar :

PRATİK BİLGİLER

» Amortisman Sınırı
» Vergiden Müstesna Yemek Bedeli
» Emlak Vergisi Oranları
» Fatura Düzenleme Sınırı
» Değer Artış Kazançları İstisna Tutarları
» Kıdem Tazminatı Tavanı
» Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel
» Yıllık Ücretli İzinler

MUHASEBE STANDARTLARI

Ülke içinde kullanılan muhasebe standartlarını uluslararası standartlarla bütünleştirebilmek için 1995 yılından bu yana 43 uluslararası muhasebe standardı Türkiye’ye ...

T.C. RESMİ GAZETE

   DUYURULAR

VERGİ MEVZUATINDAKİ GELİŞMELER 2025-EYLÜL - 4

VERGİ MEVZUATINDAKİ GELİŞMELER 2025-EYLÜL - 4 İndirmek için TIKLAYINIZ

 

VERGİ MEVZUATINDAKİ GELİŞMELER 2025/EYLÜL-4

(12.09.2025-20.09.2025)

 

I- YEREL KALKINMA HAMLESİ PROGRAMI UYGULAMA USUL VE ESASLARI TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ YAYIMLANMIŞTIR

 

12.09.2025 tarihli ve 33015 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yerel Kalkınma Hamlesi Programı Uygulama Usul ve Esasları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile 09.07.2025 tarihli ve 32951 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yerel Kalkınma Hamlesi Programı Uygulama Usul ve Esasları Tebliğinin 4’üncü maddesinin dördüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

 

Söz konusu Tebliğin yürürlükten kaldırılan “Programın Uygulanması, Değerlendirme ve Destek Sürecine İlişkin Esaslar” başlıklı II. Bölümü’nün “Program İçeriği” başlıklı 4. maddesinin 4. fıkrası aşağıdaki gibidir:

 

“(4) Program kapsamında komple yeni yatırımlar desteklenir. Bununla birlikte mevcut yatırımlardan, Programın gerektirdiği asgari şartları sağlamak koşuluyla, mevcut üretim kapasitesinde en az %75 oranında ve mevcut kayıtlı istihdamda en az %50 oranında artış sağlayan kapasite artışına yönelik yatırımlar da desteklenebilir.”

 

Anılan değişiklik, yayım tarihi olan 12.09.2025’te yürürlüğe girmiştir.

 

II- REESKONT VE AVANS İŞLEMLERİNE UYGULANACAK FAİZ ORANLARI BELİRLENMİŞTİR

 

17 Eylül 2025 tarihli ve 33020 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tebliği ile reeskont ve avans işlemlerine uygulanacak faiz oranları tespit edilmiştir. Buna göre;

 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nca;

– Vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yıllık %41,25;

– Avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yıllık %42,25;

 

olarak tespit edilmiştir.

 

Belirlenen bu oranlar, yayımı tarihi olan 17 Eylül 2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Vergi Usul Kanunu’nun 281. maddesi gereğince,

 

“Vadesi gelmemiş olan senede bağlı alacaklar değerleme gününün kıymetine irca olunabilir. Bu takdirde, senette faiz nispeti açıklanmış ise bu nispet, açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez Bankası’nın resmi iskonto haddi uygulanır.

Bankalar ve bankerler ile sigorta şirketleri alacaklarını ya Cumhuriyet Merkez Bankasının resmi iskonto haddi veya muamelelerinde uyguladıkları faiz haddi ile, değerleme günü kıymetine irca ederler.

 

Vergi Usul Kanunu’nun 285. maddesi gereğince de,

 

“Vadesi gelmemiş olan senede bağlı borçlar değerleme günü kıymetine irca olunabilir. Bu takdirde senette faiz nispeti açıklanmışsa bu nispet, açıklanmamışsa Cumhuriyet Merkez Bankası’nın resmi iskonto haddinde bir faiz uygulanır.

Banka ve bankerler ile sigorta şirketleri borçlarını, Cumhuriyet Merkez Bankası’nın resmi iskonto haddi veya muamelelerinde uyguladıkları faiz haddiyle, değerleme günü kıymetine irca ederler.”

 

238 seri No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde yapılan açıklama gereğince,

 

“Bu hesaplamada; faiz oranı olarak reeskont işlemlerinde uygulanan faiz oranının değil, kısa vadeli avans işlemlerinde uygulanan faiz oranının esas alınması gerekmektedir.”

 

17 Eylül 2025 tarihinde yayımlanan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tebliği ile borç ve alacak senetlerinin reeskontu işlemlerinde dikkate alınacak oran %42,25 olarak tespit edilmiştir.

 

III- 583 SIRA NO’LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ YAYIMLANMIŞTIR

 

19 Eylül 2025 tarihli ve 33022 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 583 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile Vergi Usul Kanunu’nun 5. maddesinde düzenlenen “Vergi Mahremiyeti” konusunda açıklamalar yapılmıştır. Yayımı tarihinde yürürlüğe giren söz konusu Tebliğin 2. maddesinde yapılan açıklama aynen aşağıdaki gibidir:

 

Açıklamanın yapılması

 

MADDE 2- (1) 213 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin dördüncü fıkrasının Hazine ve Maliye Bakanlığı’na verdiği yetkiye istinaden;

 

a) 2025 yılında yapılacak açıklamaların, vergi dairesinin ilan koymaya mahsus yerlerinde asılmak suretiyle 1/12/2025 ile 15/12/2025 tarihleri (bu tarihler dâhil) arasında Türkiye genelindeki vergi dairelerinde, 16/12/2025 ile 30/12/2025 tarihleri (bu tarihler dâhil) arasında ise Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinde yapılması,

 

b) Açıklama kapsamına, her bir vergi dairesine 5.000.000 TL ve daha fazla borcu olan veya bu tutar ve üzerinde kesinleşen vergi ve cezası bulunan mükelleflerin alınması,

 

c) Yapılacak açıklamada, 31/12/2024 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde 27/11/2025 tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve nev’i itibarıyla Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 293) ile açıklama kapsamına alındığı belirtilen vergi ve cezalar ile 1/6/2024-31/5/2025 tarihleri arasında kesinleşen tarhiyatların dikkate alınması,

 

ç) Açıklanacak bilgiler, açıklamanın yapılacağı yer ve diğer hususlarda Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 293) ile belirlenen esaslara uyulması, ancak aynı Tebliğin “İnternet Ortamında Açıklama” başlıklı III/B bölümündeki hazırlanan listelerin gönderileceği adresler ile ilgili açıklamaları bakımından Defterdarlıkların Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 293)’nin; (I-A) bölümüne göre hazırlanan listeleri Gelir İdaresi Başkanlığı Gelir Yönetimi Daire Başkanlığı (IV)’e ve (I-B) bölümüne göre hazırlanan listeleri Gelir İdaresi Başkanlığı Tahsilat ve İhtilaflı İşler Daire Başkanlığına resmî yazı ekinde elektronik ortamda göndermeleri,

 

d) Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 293)’nin; (I-B) bölümüne göre hazırlanan listelerin “Açıklama” sütununda; anılan Tebliğde yer alan hususlara ilave olarak, açıklama kapsamına alınan alacağın 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda tanımlanan şekilde “tahsil edilemeyen” veya “tahsil edilemeyeceği anlaşılan” alacaklardan olması hâlinde, bu hususa “Alacağın tahsil kabiliyeti bulunmamaktadır.” ifadesi ile yer verilmesi,

 

uygun görülmüştür.”

 

 

Açıklama kapsamına alınmayan işlemler söz konusu Tebliğin 3. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre;

 

Açıklama kapsamına alınmayan alacaklar

 

MADDE 3- (1) Açıklama kapsamına;

 

a) 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun geçici 3’üncü maddesi ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun geçici 5’inci maddesi kapsamında yaptıkları takas ve mahsuba ilişkin başvuruları kabul edilen, büyükşehir belediyeleri/belediyelerden ve bunlara bağlı kuruluşlar ile sermayesinin %50’sinden fazlası büyükşehir belediyelerine/belediyelere ait şirketlerden vadesi 31/12/2004 tarihi ve öncesine rastlayan,

 

b) 5216 sayılı Kanunun geçici 3’üncü maddesi kapsamında daha önce uzlaşmaya girmemiş olan büyükşehir belediyeleri ve bağlı idareleri ile üyeleri belediyelerden oluşan mahalli idare birliklerinden 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 167’nci maddesine istinaden başvuruda bulunmuş olanlara ait vadesi 31/12/2004 tarihi ve öncesine rastlayan,

 

c) 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun geçici 2’nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılandırılan,

 

ç) 3/8/2016 tarihli ve 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun hükümlerine göre yapılandırılması devam eden,

 

d) 18/5/2017 tarihli ve 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında yapılandırılması devam eden,

 

e) 11/5/2018 tarihli ve 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırılması devam eden,

 

f) 11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna göre yapılandırılması devam eden,

 

g) 3/6/2021 tarihli ve 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanuna göre yapılandırılması devam eden,

 

ğ) 9/3/2023 tarihli ve 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna göre yapılandırılması devam eden,

 

alacakların alınmaması uygun görülmüştür.

 

(2) 6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş ilinde meydana gelen depremler nedeniyle 213 sayılı Kanunun 15’inci maddesine göre ilan edilen mücbir sebep hâli 180 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri kapsamında devam eden mükelleflerin gerek bu yerlerdeki vergi dairelerine gerekse ülke genelindeki diğer vergi dairelerine olan kesinleşmiş vergi ve cezaları ile borçları açıklama kapsamına alınmayacaktır.”

 

 

 

 

IV- İŞLETMENİN MUHASEBESİYLE İLGİLİ OLMAYAN TİCARİ DEFTERLERİN ELEKTRONİK ORTAMDA TUTULMASI HAKKINDA TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ YAYIMLANMIŞTIR

 

İşletmenin Muhasebesiyle İlgili Olmayan Ticari Defterlerin Elektronik Ortamda Tutulması Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, yayımı tarihinde yürürlüğe girmek üzere, 20 Eylül 2025 tarihli ve 33023 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

A- İşletmenin Muhasebesiyle İlgili Olmayan Ticari Defterlerin Elektronik Ortamda Tutulması Hakkında Tebliğin 5’inci Maddesinde Değişiklik Yapılmıştır:

 

14.02.2025 tarihli ve 32813 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İşletmenin Muhasebesiyle İlgili Olmayan Ticari Defterlerin Elektronik Ortamda Tutulması Hakkında Tebliğin 5’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “uyarınca” ibaresinden sonra gelmek üzere “pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere” ibaresi eklenmiş ve ikinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 

“Bu durumda pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin elektronik ortamda tutulması zorunludur.”

 

Değişiklik sonrasında söz konusu Tebliğin 5. maddesinin son hali aynen aşağıdaki gibidir:

 

Defterlerin elektronik ortamda tutulması

 

MADDE 5- (1) Aşağıda sayılan şirketler bu Tebliğ hükümleri uyarınca pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterlerini elektronik ortamda tutmakla yükümlüdür:

 

a) 1/1/2026 tarihinden itibaren kuruluşu ticaret siciline tescil edilen şirketler.

 

b) 15/11/2012 tarihli ve 28468 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğin 5’inci maddesinin birinci fıkrasında sayılan anonim şirketler.

 

(2) Birinci fıkra kapsamında yer almayan şirketler ihtiyari olarak bu Tebliğ kapsamındaki defterlerini elektronik ortamda tutabilir. Bu durumda pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin elektronik ortamda tutulması zorunludur.

 

(3) Bu Tebliğ hükümleri uyarınca defterlerini elektronik ortamda tutmaya başlayan şirketler, her ne sebeple olursa olsun söz konusu defterlerini yeniden fiziki ortamda tutamaz.

 

(4) Şirketlerin, bu Tebliğde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tuttukları defterler geçerli kanuni defterler olarak kabul edilir.

 

(5) Elektronik ortamda tutulan defterler için açılış ve kapanış onayı aranmaz.”

 

B- İşletmenin Muhasebesiyle İlgili Olmayan Ticari Defterlerin Elektronik Ortamda Tutulması Hakkında Tebliğin 9’uncu Maddesinde Değişiklik Yapılmıştır:

 

Anılan Tebliğin 9’uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “iki” ibaresi “altı” şeklinde değiştirilmiştir. Değişiklik sonrasında Tebliğin 9. maddesinin son hali aşağıdaki gibidir:

 

Başvuru ve defterlerin oluşturulması

 

MADDE 9- (1) Kuruluşundan itibaren defterlerini elektronik ortamda tutacak şirketlerde defterler, şirketin ticaret siciline tescili ile birlikte eş zamanlı olarak Sistemde oluşturularak aktif hale getirilir.

 

(2) Fiziki olarak defter tutmakta iken elektronik ortamda defter tutma yükümlülüğü kapsamına giren şirketler, yükümlülüğün doğduğu tarihten itibaren en geç altı ay içinde Ek-1’deki örneğe uygun düzenlenen bir kararla birlikte notere başvurarak fiziki defterlerin kapanış onayını yaptırır.

 

(3) Defterlerini ihtiyari olarak elektronik ortamda tutmak isteyen şirketler Ek-1’deki örneğe uygun düzenlenen bir kararla, kararın alındığı hesap dönemi içinde notere başvurarak fiziki defterlerin kapanış onayını yaptırır. Kapanış onayının ilgili hesap dönemi içinde yaptırılmaması halinde, sonraki hesap dönemlerinde elektronik deftere geçiş amacıyla kapanış onayının yaptırılabilmesi ancak aynı hesap döneminde alınacak yeni bir kararla mümkün olur.

 

(4) Kapanış onayında noter, kapanışın elektronik deftere geçiş amacıyla yapıldığı bilgisiyle işlemin yapıldığı tarih ve sayıyı fiziki deftere şerh olarak işler. Kullanıcı bilgileri ile defter kapanış bilgilerinin noter tarafından Sisteme tanımlanmasıyla birlikte defterler Sistemde oluşturularak aktif hale getirilir.”

 

C- İşletmenin Muhasebesiyle İlgili Olmayan Ticari Defterlerin Elektronik Ortamda Tutulması Hakkında Tebliğe Geçici 2. Madde Eklenmiştir:

 

Anılan Tebliğe eklenen geçici 2. madde aynen aşağıdaki gibidir:

 

 

Yönetim kurulu karar defterinin yeniden fiziki ortamda tutulması

 

GEÇİCİ MADDE 2- (1) Bu maddenin yürürlük tarihinden önce yönetim kurulu karar defterini elektronik ortamda tutmaya başlayan şirketler hakkında 5’inci maddenin üçüncü fıkrası uygulanmaz. Bu şirketlerin yönetim kurulu karar defterlerini yeniden fiziki ortamda tutmak istemeleri ve buna ilişkin yönetim kurulu kararını 1/1/2026 tarihine kadar Bakanlığa sunmaları halinde bu defter Sistemde kapatılır ve fiziki defterin açılış onayı Bakanlık tarafından verilen belge üzerine noter tarafından yapılır.”